GÜRÜN KÜLTÜR VAKFI

 

 

Süleyman METİN
Dede


AŞURA

 

 

S. Gazi KARABABA
Dede


KERBELA SONRASI

 

ALEVİLİK İSLAM’IN NERESİNDEDİR?

 

         Alevilere ve Kuran-ı Kerim’e göre Alevilik, İslam’ın özüdür. Neden mi? Kişinin en büyük savaşı nefsle yaptığı savaştır. Nefsini yenen en büyük pehlivandır.

Hucurat  suresinin 10. ve 11. Ayetlerde yüce Allah şöyle buyuruyor.                              ”Müminler ancak kardeştirler. O halde kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki merhamet olunasınız. Ey müminler hiçbir topluluk; başka bir toplulukla; alay etmesin. Olabilir ki alay ettikleri topluluk, kendilerinden hayırlıdır.”

         Alevilikte öğretilenler tüm insanların dili,dini,rengi ve iştihatı ne olursa olsun, insan olduğundan dolayı kardeş olduklarıdır. Onun için yaratılmış her nesneyi hoş görürler. Alevi cemleri hoşgörü üzerine kurulmuştur. Bir bireyin diğer bireylerden asla üstünlüğü olamaz. Üstünlük ancak,iman ve itikatla olabilir.Tin Suresi ayet 4.Gerçekten biz insanı en güzel bir biçimde yarattık. 5. ayet.Sonrada onu aşağıların en aşağısına çevirdik.6. Ancak iman edip Salih Amellerde bulunanlar bunun dışındadır onun için kesintisi olmayan bir mükafat vardır. Yaradılışta asla fark yoktur. Hacı Bektaş-i Velî:“- İncinsende incitme.” “- Düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayınız.” Derken Muhammed Mustafa(a.s)’ın bir hadislerinde buyurduğu gibi:” Kin olanda din olmaz.” Alevilerde asla kin gütme, gıybet etme ve hakir görme asla yoktur. Herkes ayini cem esnasında candır. Onlara can diye hitap edilir. Kırıcı konuşulmaz. Hatırlar yıkılmaz. Gönüller yapılıp; gönüller alınır. Gönülden rızalaşılır. Gönül canın kıblesidir. Orası Allah’ın mekânıdır.

Nisa ayet 114 : Onların fısıldaşmalarının çoğunda bir hayır yoktur. Ancak sadaka vermeyi veya bir iyilik yapmayı yahut insanların arasını bulmayı emreden hariç kim Allahın rızasını elde etmek için bunu yaparsa biz onu yakın zamanda büyük bir mükafat vereceğiz. Bu ayetin hükmüyle küs veya dargın cem evine girilemez.

       

Adımız miskindir bizim,  düşmanımız kindir bizim,  biz kimseye kin tutmayız,  kamu alem birdir bize…Yol oldur ki doğru vara Er oldur alçakta dura göz oldur ki hakk’ı göre yüceden bakan göz değil…  YUNUS EMRE

          İşte alevi inancının sadece bir yönü. Diğer bir iki yönünden bahsedecek olursam: Cem ibadetine her gelen can mutlaka bir Seyyid evladına ikrâr vermiştir. Çünkü Kuran-ı Kerim emridir biat etmek. Al-i İmran Sûresi 103. ve 104. Ayetler Mealen:

         “Toptan Allah’ın ipine sarılın, ayrılmayın. Allah’ın size olan nimetini anın. Düşmandınız, kalplerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun yanında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah , doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar. Sizden, iyiye çağıran, doğruluğu emreden ve fenalıktan men eden bir cemaat olsun. İşte başarıya erişenler yalnız onlardır.”

         Bu ayetlere göre aklı bağlı olan Allah’a ve Resulü Muhammed Mustafa’ya inanan, her kulum diyen can ikrar vermekle yükümlüdür. Peki kime?

Elbette o şanı yüce Resulullah’ın pak-tathira nesline vermelidir. Böylece Allah’ın ipine sıkıca sarılarak ( Allah ile Rabıtayı – bağlantıyı kurmuş) Hakk’a giden yola girmiş olur. İmam Cafer-i Sadık bu ayetin mealini verince şöyle buyuruyor:

         “- Ey iman edenler Allah’ın ipi biziz, bize sarılın.” Buyurmuşlardır. Fetih Sûresi 10. Ayet Mealen:

         “ Ey Muhammed!  Şüphesiz sana baş eğerek ellerini verenler, Allah’a baş eğip el vermiş sayılırlar. Allah’ın eli onların ellerinin üstündedir. Verdiği bu sözden dönen, ancak kendi aleyhine dönmüş olur. Allah’a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük ecir verecektir.” Alevilerde biat alınırken Pir ya da mürşit mutlaka bu Ayeti Celil’eyi okurlar. Mevlâna Celalettin-i Rûmi bir özlü sözünde:” – Hak, dostunun eli; Hak’kın elidir.” Diye buyurmuşlar. Biatı sadece erkekler değil; kul olarak kadınlarında (biat etmesi) ikrar vermesi esastır. Niçin mi?

                  Müntehine Sûresi 12. Ayet Mealen:

                   “ Ey Peygamber! İnanmış kadınlar, Allah’a hiçbir ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, başkasının çocuğunu sahiplenerek kocasına isnad da bulunmamak ve uygun olanı işlemekte sana karşı gelmemek şartıyla sana bey’ad etmek üzere geldikleri zaman, onları kabul et; onlara Allah’tan bağışlanma dile; doğrusu Allah, bağışlayandır, acıyandır.”

                   İmam Cafer-i Sadık Hazretleri bir veciz sözlerinde:

                   “- Muhammed Ali yoluna taklitçilikle gidilmez. İkrar ile gidilir.” Buyurmuşlardır. Hünkâr Pir Hacı Bektaş-i Veli Hazretleri bir özlü sözlerinde:”-Teslimiyeti tam olmayanın, imanı olmaz.” buyurmuşlardır. Lütfen İslâm tarihine detaylıca bakıldığında  hicretten önce Mekke yakınlarında hac döneminde birinci yıl Akabe denen yerde on iki kişinin beyatı alınmıştır. Beyat veren yedi kişinin kadın olduklarından; bu biata “ Biatın Nisa “ denilmiştir. Ertesi yıl aynı yerde yine hac mevsiminde kırk sekiz kişinin biatını Peygamberimiz Muhammed Mustafa (A.S) almışlardır. Hüdeybiye Barış anlaşması öncesinde yine bin beş yüz yirmi bir kişinin beyatları alınmıştır. Peygamberimiz Muhammed Mustafa (A.S)’ın Veda Haccı sonrasında Hum Kuyusu kenarında yüz yirmi bin kişinin biatlarını amcaoğlu Ali Bin-i Ebu Talib almışlardır. Ne yazıkki bu tarihi gerçekler yüz yıllar boyu göz ardı edilmiş görmemezlikten gelinmiştir.

                   Cemde yapılan her hizmet kesin Kuran-i Kerim’e dayalıdır. Örneğin: Çerağı yanarken mutluka Nur Sûresi 35. ve 36. ayetler okunup; çerağı yanar. Cemde kurban kesilirken mutlaka Kevser Sûresi ile; Saffat Sûresinin 102. ayetinden; 113. ayetine kadar mutlaka okunur.Tekbir ondan sonra alınır. Gülbenkler okunur. Hizmet Duvaz-ı imamlar okunur.

                   Ceme küsülüler, üzerinde kul hakkı olanlar, suç işleyenler, hırsızlık, uğursuzluk yapanlar ile zina yapanlar asla giremez. İkrarlı can yüz kızartıcı suçları zaten işlemez. İşleyenler de arınmak zorundadır. Biri birileri ile rızalaşmak zorundadır.Kuran-ı Kerim’in Fecr suresinin 27-28-29 ve 20. Ayetleri Mealen şöyle buyuruyor:

                   “- Ey mütmain olan nefs O senden, sen de ondan razı olarak Rabbine dön. İyi kulların arasına gir. Cennet’e gir.” İşte bu ayetlerin ışığında canlar birbirleriyle barışır, rızalaşır, birbirinden hoşnut olarak cem ayinine girilir. Rızalık almayanlar ile vermeyenler ceme giremezler.

          Hicr ayet 47. Biz onların gönüllerindeki kinin her türlüsünü söküp attık onlar kardeş olarak sevinç içinde tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar.     Cem ibadeti gece yapılır. İşte cevabı yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’de.  

          Müzzemmil Sûresi 20. Ayet Mealen:

                   “Ey Muhammed! Şüphesiz Rabbin, senin ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun gecenin üçte ikisinden biraz az , yarısı ve üçte biri kadar vakit içinde kalktığını bilir. Gece ve gündüzü Allah ölçer; sizin bu vakitleri takdir edemeyeceğinizi bildiğinden tevbenizi kabul etmiştir. Artık , Kur-an’dan kolayınıza geleni okuyun; Allah , içinizden hasta olanları, Allah’ın lütfundan rızk aramak üzere yeryüzünde dolaşacak olan kimseleri ve Allah yolunda savaşacak olanları şüphesiz bilir. Kur-an’dan kolayınıza geleni okuyun; salat kılın; zekatı verin; Allah’a güzel ödünç takdiminde bulunun; kendiniz için yaptığınız iyiliği daha iyi ve daha büyük ecir olarak Allah katında bulursunuz Allah’tan bağışlanma dileyin; Allah elbette bağışlar ve merhamet eder.”

         Müzzemmil Sûresi 1’den 8. Ayete kadar:

                   “ Ey örtünüp bürünen Muhammed! Gecenin yarısında, istersen biraz sonra, istersen biraz önce bir müddet için kalk ve ağır ağır Kur-an oku. Doğrusu Biz, sana taşıması ağır bir söz vahyedeceğiz. Şüphesiz , gece kalkışı daha tesirli ve o zaman okumak daha elverişlidir. Çünkü gündüz, seni uzun uzun alıkoyacak işler vardır. Rabbinin adını an; her şeyi bırakıp yalnız O’na yönel.”

                   Furkan Sûresi 64. Ayet Mealen: “ Onlar, gecelerini Rableri için kıyama durarak ve secdeye vararak geçirirler.”

                   İnsan- Dehir Sûresi 26. Ayet Mealen:

                   “ Geceleyin O’na secde et ; O’nu geceleri uzun uzun tesbih et.”

                   Bu ayetlerden anlaşılacağı üzere ibadetin gece yapılanı makbûldür. Bu konuda Kuran-ı Kerim’de bakınız Allah ne buyuruyor.

                   Zâriyat Sûresi 17. ve 18. Ayetler Mealen:

                   “ Onlar, geceleri az uyuyanlardı. Seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi.” Cem ibadeti sabaha kadar sürer.

                   Allah dua eden her kulunu muhakkak duyar ve o kuluna yakındır. Kuran-ı Kerimde bakınız Cenabı Hak ne buyuruyor: Bakara Sûresi 186. Ayet Mealen:

                   “ Ey Muhammed! Kullarım sana Beni sorarlarsa, bilsinler ki Ben şüphesiz onlara yakınım. Benden isteyenin, dua ettiğinde duasını kabul ederim. Artık onlar da davetimi kabul edip Bana inansınlar ki doğru yolda yürüyenlerden olsunlar.”

                   Kul için gerekli olan şey Salih amelle yüceliklere açılan elin Hakk’tan geleni beklemektir. Zira her kul için yüceliklere ulaşmaya bir gönül yolu lazımdır. O gönül her insan olanda vardır. Kul, yaptığı hizmetleri ve dualarıyla Allah’u Tealâ’nın  kabul kapısına o gönül kapısından ulaşır. Araf ayet 55 : Rabbinize yalvararak gizlice dua edin, çünkü Allah haddi aşanları sevmez. Biz de gizlice yapıyoruz.

                   Yine Kuran-ı Kerim’in Al-i İmran Sûresi 113. ve 114. ayetlerine mealen bakacak olursak:

                   “Kitap ehli Allah indinde aynı derecede değillerdir. Kitap ehlinde bir zümre vardır ki geceleri secdeye kapanarak Allah’ın ayetlerini okuyanlarda vardır. Bunlar Allah’ı Teâlâ’nın birliğine, ahiret gününe inanırlar. Allah’ın emirlerine uyar, yasaklarından kaçarlar. Hayır işlerinde çabukluk gösterirler.(Hayra koşarlar) işte onlar Salihlerdendir.”

                   Nebe Suresi ayet 8-9-10-11-12  sizi çift çift yarattık. Size uykunuzu bir dinlenme yaptık. Geceyi bir örtü yaptık. Gündüzü de geçim zamanı yaptık. Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik.

                   İşte geceleri secdeye kapanıp; Tanrı’nın Allah Allah adıyla secdeye kapanıp; Pir ya da mürşid huzurunda sabahlara kadar ibadet edenler Alevilerdir. Onun için Alevilik İslâm’ın özüdür.

                   “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım. Sevelim, sevelelim. Dünya kimseye kalmaz”. diyen bizim koca Yunus Emre ne hoş söylemiş. Alevilere illa da sen şöyle ibadet edeceksin, demek Kuran-ı Kerim’e karşı gelmek demektir. Kaf Sûresi 45. Ayet Mealen:

                  

                   “Resulüm biz onların söylediklerini daha iyi biliyoruz. Sen onları zorlayan biri değilsin. Onun için azabından korkanlara Kur-an’la öğüt ver.” der. Daha buna benzer pek çok ayetler vardır. Bakara Sûresi 256. ayette mealen:

                   “Dinde zorlama yoktur.” Başka bir ayette:” Senin dinin sana, benim dinim bana.”  derken aleviler kimsenin inanç ve itikatına ibadet biçimine asla karışmazlar. Hucurat suresinin 10. ve 11. Ayetlerini yukarda belirtmiştik, tekrarlamayalım… Gaşiye suresi ayet 21-22 “Resulüm sen uyar çünkü sen ancak bir uyarıcısın . Onları zorlayan bir zorba değilsin.

         Cenabı Hakk’ın yüce peygambere vermediği bu hakkı birileri nasıl oluyorda Alevilerin ibadet yerini tayin etme hakkını kendilerinde görüyor.

                   Eğer kul kuldan razı olmuş olursa elbet de Allah da kulundan razı olmuş olur. Fecr Sûresi 27-28-29-30 ayetlerin mealine yukarıda tekrar bakılması gerekir. İşte o zaman kul Allah huzuruna borçlu ve suçlu gitmemiş olur. Aynı zamanda toplumsal barışa da katkı koyulmuş olur. Hiçbir nesneyi küçük görmemiş oluruz. Allah’ın tevhit birliğine uymuş oluruz. Şanı yüce Allah Yunus Sûresi 105. ayet de mealen:

                   “ Yüzünü tevhit dinine çevir. Sakın müşriklerden olma.” İşte aleviler onun için İslam’ın tevhit inancını benimserken; tefrika olan mezheplere hiç eğilim göstermezler.

                   Kuran-ı Kerim, İslam dini ve onun peygamberi Hz. Muhammed Mustafa (A.S) hiçbir bireyin tekelinde değildir. Kişi inancı ve itikatı derecesinde bu  üç menbadan aldığı oranda mümindir. Bakınız Enbiya Sûresi 107. ayet mealen:

                   “ Resulüm, biz seni bütün alemlere rahmet olarak gönderdik.” Onun için hiçbir din ve ibadet mekanı cemevine alternatif ve mualifi olamaz. Bakınız Muhammed Mustafa(A.S) bir hadislerinde:

                   “Hiç kimsenin inancını sakın değiştirmeye kalkmayınız. Nasıl ki Uhut dağını yerinden kaldıramazsanız , o kişinin inancını da değiştiremezsiniz.” diye ne güzel buyurmuşlardır.

                   Biz aleviler dinin İslam olduğuna inanır, Müslüman olmadığını şu ayet hükmünce reddederiz. Buna delilimiz Al-i İmran Sûresi 19. ayettir. Mealen: “Allah indinde yalnız din İslamdır. Kitap verilenler kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki kıskançlıktan dolayı, ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın ayetlerini inkâr ederse; bilsin ki Allah şüphesiz onun hesabını çok çabuk görür.”

          Bir başka Maide Sûresi 3. ayet mealen:

         “ Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size olan nimetimi tamamladım. Ve sizin için din olarak İslam’dan razı oldum.” Al-i İmran Sûresi 85. ayette mealen:

                   “Kim İslâm’dan başka din ararsa; bilsin ki O din kendisine, asla kabul olunmayacak ve o kimse Ahirette mahvolacaklardan olacaktır.” Bakara suresi ayet 208: “Ey iman edenler! Hepiniz topyekün İslam’a girin şeytanın adımlarını izlemeyin; çünkü o sizin için apaçık bir düşmandı. Bakara Suresi ayet 209: ”Eğer siz apaçık deliller geldikten sonra islamdan saparsanız şunu iyi bilin ki Allah çok güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir. Zümer suresi 22. ayet: “Allahın kalbini İslam’a açtığı ve rabbinden bir nur üzere olan kimse kalbi kararmış kimse gibi değildir, kalpleri Allah’ın kitabına karşı katılaşanların vay haline! İşte bunlar apaçık bir sapıklık içindedirler.

          Saf suresi 7. ayet: ” İslam’a çağırırken Allah’a karşı yalan uyduranlardan daha zalim kimdir? Allah zalim bir kavme hidayet vermez. Bunları çoğaltmamız mümkün.

 

          İşte yine Bakara Sûresi 134. ayet mealen:

                   “Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.” Onun için diyoruz ki : “ Bakılırsa ak ile karaya, ikilik girer araya.”  Bu görüş İslamın birlik ruhuna uymaz. Tevhit inancını bozar. Kişiyi delalete götürür.

                   Muhammed Suresi ayet 24: ”Bunlar Kur-an’ın anlamını inceden inceye düşünmüyorlar mı? Yoksa kalpleri kilitli midir.”                                              

           Kehf Suresi ayet 54: “Gerçekten bu kur-an’da insanlara her türlü örneği tekrar tekrar açıkladık, insanın en çok yaptığı şey tartışmadır. Yüce kuran böyle söylemiştir.

          HZ. PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V) ;  Zayıfın korkup çekinerek dili dolaşarak söz söylemeye çalıştığı ama kuvvetliden hakkını alamadığı toplum ne temizliğe ulaşır ne de huzura kavuşur.

 

           Hz. Ali şöyle buyurmuştur: “Dikkatli bakın dünya arkasını dönmüş gidiyor, ahiret de yüzünü çevirmiş bize doğru geliyor. İkisininde talipleri var, siz ahiret insanı olmaya bakın da bir çocuk gibi dünyanın kucağına oturmayın. Bugün amel var hesap yok, yarında hesap var amel yok.”

          

           “ Eğer daima cennette olmayı istersen herkesle dost ol ve kimseye karşı kin tutma merhem ve mum gibi ol diken olma”.

Aleviler dinde fanatik değildir. Neden mi? Maide suresi ayet 77 “Resulüm de ki Hakk’ın dışına çıkarak dininizde aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış bir çoğunun saptırmış ve dost doğru yoldan sapmış bir toplumun havasına uymayın.”    

         İmam Gazali: Mezardakilerin pişman olduğu şeyler için dünyadakiler birbirini yiyor.

Hz. Hünkâr: Hiçbir ulusu ve insanı ayıplamayınız.

Mevlana : Dua ve ibadet Allah ile birlikte olmaktır. Allah ile birlikte ömürde ölümde hoştur.    

Yolcu : Hiç şüphesiz ki insana diğer canlılar gibi bahşedilen güzel olmasına rağmen sadece nefes nimet ekmek yiyecek olsaydı diğer canlılardan hiçbir farkı, ayrıcalığı olmazdı.                                                                                                                      

 

17.04.2009   Seyyid Pir Hacı Murad-ı Velî Evlatlarından Celâl Abbas Bektaşoğlu.

                                                  

                                                                                                ANKARA

 

 

 

Tüm Hakları Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığı'na Aittir.


Literal Web Dizayn
Tasarım Farkı