GÜRÜN KÜLTÜR VAKFI

 

 

 

 

Ali GÜNDÜZ
Dede


İLAHİ AŞK VE SEVGİ

 

Dursun ZEBİL
Dede


21 Mart Sultan Nevruz

 

Naki Evsen
dede


RIZALIK

 

Etem UĞURLU
Dede


Recm

 

S. Gazi KARABABA
Dede


NEVRUZ’UN ÖNEMİ

 

 

 

 

TARİHÇEMİZ
 

Bin dört yüz yıldır İslamiyet’in yüce değerlerini dört kıtada yaşatan tüm Türk boylarının İslamiyet’i algılamaları; Müslümanlığı kabul etmiş diğer uluslardan farklılıklar arz ede gelmiştir.

Bu bilimsel olduğu, sosyal olduğu kadar; inanç dünyasınca da tabii kabul edilen bir gerçektir.

Hangi etnik kökene sahip olursa olsun İslamiyet’in evrenselleşen dünya görüşlerini, kendi inanç ve kültür öğeleriyle de örtüştürerek Anadolu ve Balkanlar başta olmak üzere; Orta Asya, Kafkasya, İran, Irak, Suriye, Mısır başta olmak üzere Yemen’den İspanya’ya kadar, çok büyük bir coğrafyada yaşatan Aleviler (Alevi, Bektaşi, Mevlevi, Nusayri İslam inancına sahip insanlar); kendilerine temel rehber olarak İslamiyet’in kutsal kitabı Kuran’ı Kerim’i ve Onu özüyle en iyi şekilde yorumlayan Ehlibeyt’in hayat ilkelerini kılavuz edinerek ibadetlerini tüm zorluklara karşın yaşatmışlardır.

Kamil insan düşüncesinin en güzel örnekleri olan güzel sözleri, görüşleri, saz eşliğinde semahlarla icra ederken, ibadeti, hiçbir maddi karşılık beklemeden uygulatan, inanç önderleri öncülüğünde yerine getiren Alevilerin dışında İslamiyet’i kendilerine özgü bir şekilde algılayan yadırgayan, küçük gören biçimde algılanan, bunun derinliğini fark edemediği için kötüleyen kimi devlet yöneticilerinin önyargılarıyla yüzyıllar boyunca kendi yurtlarında bir yabancılaşma muamelesi gören Aleviler, inançlarından ödün vermeden yüzyıllardır bu topraklarda yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

İnsan severliği, hümanizmi her gittikleri toprak parçasına taşıyarak yetmiş iki millete bir nazarla bakan, yaratılanı yaratandan ötürü hoş gören, hangi inanç ve kökenden gelirse gelsin, tüm insanoğluna aynı nazarla bakan Aleviler, kimliklerini bugün yaşatabiliyorlarsa bu inanç önderlerinin sayesinde olmuştur.

Ebul Vefalardan, Hacı Bektaşlara; Yunus Emrelerden, Pir Sultan Abdallara; Mahmud Hayranilerden Mevlanalara; Sarı Saltuklardan Kızıldeli Sultanlara... bu kutsal ve bereketli topraklarda İslamiyet’i tasavvufi yorumla algılayıp, uygulayan Aleviler bu hikmetleri birer bilge olan inanç önderleri sayesinde yaşatmışlardır.

Bugün ülkemizde ve Batı Avrupa’da aynen yüzyıllardır Alevileri İslam dışı bir sapık inanç gibi göstermek isteyen gerici zihniyetin adeta devamcısı olan ve şu anda da Diyanet İşleri Teşkilatı’nın zihniyetinde yürüyüp; Aleviliğe en büyük zararı vererek; Alevileri din dışı, İslam dışı, Kuran dışı, Ehlibeyt dışı bir inanç gibi göstermeye çalışan kimileri; Aleviliği istismar etmeye devam etmektedirler. Neredeyse sözüm ona kimi bulgularla kendi görüşlerini doğruymuş gibi yayma çabasında olan kimi kurum ve kuruluş temsilcilerinin artık iyice olayı büyüterek toplumumuza çok büyük zararlar vermeleriyle karşı karşıya gelmiş durumdayız.

CEM Vakfı’nın on yıl boyunca destekleyip, öncülük yaptığı birtakım ciddi çalışmalar sonucunda oluşan Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığı’nın temel kuruluş amacı; Aleviliğin bin dört yüz yıllık onuruyla yaşayanlara hizmet etmek ve İslam adına, Alevilik adına yapılan yanlışlıkları düzeltmektir.

Atatürk Devrimlerine zarar verebilen Diyanet İşleri Başkanlığı ve kendi tarafına çektiği veya kendisiyle aynı görüşleri savunan kimi Alevi kisvesine bürünenlerin çabalarının hiçbir faydası yoktur.

Alevi İslam inancı aynen bin dört yüz yıldır olduğu gibi bugün de ve sonsuza kadar da gerçek değerleriyle yaşayacaktır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Aleviliğin yolunu aydınlatan İnanç Önderleri’nin rehberliğinde bizler yolumuzun gereklerini yerine getirerek, Aleviliğin onuruyla yaşamamıza devam edeceğiz.

Hakk - Muhammed - Ali yolunda; dünya insanlığı, İslamiyet ve ülkemiz için çok büyük bir zenginlik olan Alevi İslam İnancını yaşatıp, ülkemizin birliği ve dirliği için çalışan başta inanç önderlerimiz olmak üzere; tüm insanlarımızı en içten duygularımla selamlarken ilişikte kuruluş amacı ve kuruluşunda görev alanların yazılı bulunduğu Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığı’nın yine insanlığa, ülkemize ve tüm halkımıza hayırlı olmasını diler, saygı ve sevgilerimi sunarım.

 

                                                                                                         Prof. Dr. İzzettin DOĞAN

                                                                                                         CEM Vakfı Genel Başkanı
Sayın İnanç Önderimiz

Hepinizi Hakk - Muhammed - Ali aşkıyla ve sevgi-siyle selamlıyorum.

Bin dört yüzyıldır, yüce dinimizin tüm erdemlerini gerek ibadetlerinde, gerekse tüm sosyal yaşamında sergileyen Alevi (Alevi, Bektaşi, Mevlevi, Nusayri) İslam anlayışına sahip milyonlarca insanın, mürşitleri olarak sizler bu kutsal yola çok büyük hizmetlerde bulundunuz.

Bugün Yunus Emrelerden, Hacı Bektaşlara; Mevlanalardan Pir Sultan Abdallara; Aşık Veysellere kadar bu ulu yol sürmüş gelmişse bu, Anadolu ve Balkanlar’da tasavvuf ışığını yakan Alevi İslam inanç önderlerinin, yani sizlerin sayesinde, sizlerin atalarınızın, dedelerinizin, babalarınızın sayesinde olmuştur.

Bugün ülkemizin demokrasiden, laiklikten, Atatürk devrimlerinden yana olan yapısının temelinde Alevilik varsa; bugün Batı ülkelerindeki gibi modern bir toplum yapısına ulaşmada, kadın-erkek eşitliği gibi çağın erdemlerini yaşayan bir Türk ulusu varsa; bunda Alevilerin çok büyük katkıları vardır.

Nihayetinde buna sebebiyet veren de, bu İslam inancının temsilcileri olan inanç önderlerimizdir.

8-9 Kasım 2003 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilen CEM Vakfı Anadolu İnanç Önderleri Üçüncü Toplantısı’ndan sonra, 9 Kasım 2003 tarihinde yapılan seçim sonucu Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanı olarak seçilmiş bulunuyorum. Benim amacım tüm kurum çalışanlarıyla birlikte sizlere, toplumumuza, ülkemize en iyi hizmeti verebilmektir. Bu vesileyle hepinizi en içten duygularımla selamlıyor, şükranlarımı sunuyorum

 

                                                                                         Ali Rıza UĞURLU

                                                                                        Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanı

                                                                                                 

Alevi - Bektaşi - Mevlevi dernek ve vakıflarının uzun çalışmalar sonucunda kuruluşunu ve örgütlenmesini tamamladığı Alevi İslam Din Hizmetleri Teşkilatı, anayasamızda belirtilen düşünce ve inanç hak ve özgürlüklerinin açık hükümlerinin hayata geçirilerek gecikmiş haklarımızın talebi doğrultusunda elde edilmiş büyük bir kazanımdır.

Teşkilat, evrendeki tasavvuf felsefesinin geniş kitlelere açılımı ve İslam inancının en çağdaş yorumuyla gelecek kuşaklara aktarımı doğrultusunda ülkemizde uzun yıllardır özlemi çekilen bir oluşumun ilk ve çok önemli temel taşı olarak tarihe geçecektir. Faaliyetleri içinde yer aldığımız teşkilatımızın ülkemize ve insanlığa nesiller boyu ışık tutmasını ve İslam Dünyasına yeni bir nefes getirmesini dileriz.

 

                                                                                        Hasan ÇIKAR

                                                                                         Başkan Yardımcısı

Prof. Dr. İzzettin DOĞAN’ın uzun yıllardan beri Alevilik, Bektaşilik adına vermiş olduğu mücadeleyi ve büyük emeği hepimizin kabul etmesi gerekmektedir. Hem bir uluslar arası hukuk profesörü olması; hem de dede soyundan gelmesi hasebiyle bugüne kadar, Alevilerin yararına çok uğraşlar veren Prof. Dr. İzzettin DOĞAN’ın ve CEM Vakfı’nın çalışmalarını tümüyle tasvip ediyor ve onu destekliyorum. Yeni kurulan Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığı’nda başkan yardımcısı olarak seçilmem bana büyük bir onur vermiştir. Bundan sonra da bana bağlı babalarla birlikte gücümüz yettiğince İzzettin DOĞAN’a ve Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığı’na destek olup, yardım edeceğiz. Hepinize sevgi ve saygılarımı sunarım.                                Nevzat DEMİRTAŞ

                                                                                                          Başkan Yardımcısı

 

Tüm alemlerin rabbi olan yüce Allah’a hamdu ve senalar olsun. Yüce Allah bütün alemlerin rabbi olduğu gibi Resulü Ekrem hazretlerini de bütün alemlere rahmet olarak gönderdiğini belirtmiştir.

Yüce Halikimiz: mutlak bir adalete sahip olduğu ve hiçbir kimseye zerre kadar zulmü olmadığından dolayı ezeli ve ebedi bir mülke sahiptir. Onun içindir ki Hz. Ali “adalet mülkün temelidir” diye söylemiş ve böyle kabul edilmiştir. Ezelden beri insanlara Allah tarafından gönderilen bütün peygamberlerin ana hedefleri yüce Allah’ın varlığını, birliğini sonsuz ilmini ve kudretini bildirmek insanlar arasında hakkı, hukuku adaleti sağlamak ve güzel ahlakı tamamlamaktan ibarettir. Hiç şüphe yok ki gerçek İslam dininin temeli budur. Cenabı Allah Kuran’ı Kerim’de bu gerçeği şu şekilde izah eder: “ey insanlar biz sizi bir erkekten ve bir dişiden halk ettik ve sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Bilesiniz ki benim katımda en değerli olanınız benden en çok korkanınızdır.” İşte bu hitap (nida) bu çağrı bütün insanlara ve her zaman için geçerlidir. Hz. Muhammed (S.A.V) gözünden kurtulmadığı takdirde Müslüman olamaz, diye buyurmuştur. Hacı Bektaşi Veli’nin de pahası biçilmez ve çok değerli bir sözü olan “eline, beline ve diline hakim ol, gerçek bir insan olursun” diye söylemiştir.

İşte biz Aleviler: Yüce Allah’a, peygamberlerine, Hz. Ali’ye ve Ehlibeyt’e inanarak bu gerçeklere dayanmaktayız. Hedefimiz birlik, beraberlik ve kardeşliktir. Bunlar olmadan hiçbir ülke ne kalkınır ne de muvaffak olabilir. Bu insani ve medeni gerçekleri kabul edemeyen insanlar arasında ayrım ve bölücülük yapan bir kimse vatanına ve milletine sadık değildir ve bu sadakat imanın alametidir. “Vatan sevgisi imandandır” diye Hz. Peygamber efendimiz buyurmuştur. Alevilerin ibadetlerinin geçerliliğinden şüphe edenlere şunu hatırlatırım, Hz. Muhammed’in hayatının üçte ikisi camisiz geçmiştir. Fakat ibadetsiz değildir. Bu gibi gerçeklerden veya ibadetlerin farklılığından şüphe edenlere Hz. Muhammed’e hitaben Kuran’ı Kerim’de: “Görmedin mi yüce Allah’a yerde ve gökte bulunan güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar ve hayvanlar secde ettiklerini,” (Hacc Suresi,18)

Biz Alevilerin son zamanlarda toplanmamız ve birlikte aldığımız karar, herkesi birliğe, beraberliğe, kardeşliğe ve de eşitliğe davet etmek içindir. Laiklik ilkesinin anlamı bu değil midir? Bu gibi değerli maddelerin hiç kimseye zararı olmadığı gibi bunları hiçbir millet, hiçbir devlet, hiçbir cemiyet bunları tatbik edemediği takdirde muvaffak olamaz. Ulu önderimiz Atatürk bütün bunları 80 yıl önce benimsemiş ve dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni bütün işgalcilerin ellerinden kurtarabilmiştir. Alevi cemiyeti olarak tekrar birliğe beraberliğe eşitliğe ve kardeşliğe bütün samimiyetimizle davet ediyoruz. Hiç şüphe yok ki Türk milletinin ve devletinin yegane kurtuluş yolu budur. Hidayet yolunu takip edenlere selam olsun.

                                                                                                               Nasreddin ESKİOCAK

                                                                                                               Başkan Yardımcısı

 

1200 yıllarında Anadolu’da İslamiyet’i, Türklüğü ve Bektaşiliği sınırsız insan sevgisi ve hoşgörüsüyle yayan ünlü düşünür, keramet ehli Hacı Bektaş Veli’nin bizlere bırakmış olduğu kültür mirasını yaşatabilmek; hem insani olarak, hem de bu toprakların öz evlatları olarak hepimizin görevidir.

Günümüzde ecdadımıza, vatanımıza ve milletimize laik olmaya çalışmaktayız. Mücadelemiz Alevi-Sünni, Türk-Kürt, siyah-beyaz mücadelesi değil, sadece evrensel kültürümüzü yaşatma ve Atatürk’ün ilke inkılaplarına sahip çıkma mücadelesidir. Atatürk’ün laik, sosyal, hukuk devletine bir toplum olarak, din hizmetlerinden sorumlu Diyanet’te bizim de sosyal ve kültürel söz hakkımız olması gerektiğine inandığımızdan “Diyanet’te Alevi Temsilciliği”ni gayri resmi de olsa kurmaktan ve yönetimde olmaktan dolayı mutluyum.

Halkımızdan gelen taleplere imkanlarımız el verdiğince karşılık vermeye görev ve hizmetimizi yapmaya ve laik olmaya çalışacağız. Ehli mümin canlara sevgi ve saygılarımı sunarım.

 

 

 

 

Tüm Hakları Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığı'na Aittir.


Literal Web Dizayn
Tasarım Farkı