YÜCE ALLAH’IN KAİNATTAKİ NİŞANELERİ

  • 19 Haziran 2019, Çarşamba

Var mıydım yok muydum

Şu alemde bundan evvel

Az mıydım çok muydum

Şu alemde bundan evvel

Yürür müydüm adım adım

Yine adem miydi adım

Ne yedim içtim yaşadım

Şu alemde bundan evvel

Düşüncem aklım ne idi

Mülkümde iklim ne idi

Acaba şeklim ne idi

Şu alemde bundan evvel

Bulutum nasıl ağardı

Yağmurum nasıl yağardı

Güneşim nasıl doğardı

Şu alemde bundan evvel

Ayna mıydım resim miydim

Mana mıydım cisim miydim

Acep ismim Veysel miydi

Şu alemde bundan evvel,

 

                                      YER YÜZÜ.

Yakın ehli  (kesin inanacak olanlar) için, yer yüzünde ayetler

(nişaneler) vardır,  (zariyat 20)

Kuran’da yeryüzünün yaradılışı yaklaşık 80 yerde dile getirilmekte ve kur’ana-

İnananlar, yaradılışındaki azameti düşünmeye davet edilmektedirler,

İmam Caferi sadık hazretleri buyurur ki,

Şu yeryüzünün nasıl yaratıldığı hakkında bir düşünün…

Üzerindekilerin durabilmesi için sapasağlam bir şekilde yaratılmıştır; insanlar-

İhtiyaçlarını giderebilmek için yer yuvarlağı üzerinde çalışıp faaliyet ederler,

Dinlenecekleri veya uyuyacakları zaman yere oturur, yerde yatarlar…

Yeryüzünün sakin olmadığı zamanlarda insanların uğradığı depremleri düşünüp-

İbret al, “İnsanlar evlerini terk edip kaçmak zorunda kalırlar…(bihar-ul envar.c 3 s121)

Asıl şaşırtıcı olan şu muazzam uzay yuvarlağının, üzerindeki milyarlarca-

Yolcusuyla baş döndürücü bir hızla dönerek hareket etmesine rağmen bir beşik

Kadar sakin ve güvenli olmasıdır. İmam Ali’nin (a.s) “sabah duası”ında geçen

Şu cümlesi ne de güzeldir:

Ey sakin ve güvenli bir beşikte beni uykuya yatıran yüceler yücesi rabbim…

Yeryüzünün önemli bir bölümünü teşkil eden denizlerle okyanuslar öylesine

Şaşırtıcı harikuladeliklerle doludur ki her biri başlı başına bir kitaba konu olur…

Ey kudretinin şaşırtıcı harikuladeliklerini denizlerde gösteren..(cevşeni kebir duası)

İmam Ali (a.s) bir başka münacatında rabbine yakarırken şöyle der;

Ey yüceler yücesi Rabbim! Azametini göklerde, kudretini yeryüzünde ve

Yaratışının şaşırtıcılıklarını denizlerde gösteren sensin! (biharul envar c.97.s.97)

İmam Caferi (a.s.)öğrencilerine şöyle buyurur:

Yüce Yaratıcı’nın hikmetlerinin sınırsız ve mahlûkatının bilgisinin ise ne kadar

Kıt olduğunu görmek istiyorsan okyanuslardaki türlü balıklara, sularda yaşayan

Çeşitli canlılara, sedeflere bir bak… Türleri saymakla bitmeyen bu canlıların

Yararların insanoğlu günden güne fark edip öğrenmektedir.(biharul envar c.3 s. 103)

GÜNEŞ VE AY.

Yüce Allah’ın ayetleri (nişaneleri) arasında geceyle gündüz ve güneşle

Ay da vardır…(fusilet.37)

Yunus suresinde şöyle buyuruyor:

Güneş aydınlatıcı ve ayı da aydınlık olarak yaratan, Rabbindir. Yılları ve ayları

Hesaplayıp bilmeniz için onları belli yörünge ve konumlara oturttu.

Rabbin bunu, haktan başka şey olarak yaratmadı. O. İlim ehli olanlar için

Ayetlerini (nişanelerini) açıklar…

Güneş, bütün dünyaya ışık veren nuruyla sadece canlıları ısıtıp Aydınlatmakla kalmaz, aynı zamanda bitkilerin yeşermesi ve hayvanların

Hayatını sürdürmesinde de önemli bir rol oynar. Günümüzde bilim, Yeryüzündeki bütün canlılık ve hareketin kaynağının güneş enerjisi olduğunu

İspatlamış durumdadır.

Güneş, yeryüzünün 1.300.000 katı büyüklüktedir. Güneşin uzaydaki Yörünge ve burçlardaki muntazam hareketiyle, fevkalade dakik bir hesaplama

Ve sistemle gerçekleşen doğuşu ve batışı dört mevsimi oluşturmanın yanı sıra;

İnsanoğlunun sosyal hayatında çok önemli bir rol oynayan takvimin ve zamanın

Belirlenmesinde de hayati ehemmiyete haizdir. Ay, saatte tam 3600 km. hızla

Yeryüzü yuvarlağının etrafında döner ve yaklaşık 29 günden biraz fazla olan-

Her kameri ayda yeryüzünün etrafında bir kez dönmüş olur; yeryüzüyle birlikte-

Güneşinde etrafında döner ve bu turda yılda bir kez tamamlanır…

Dünya ay ve güneşin her birinin bu muntazam dönüş ve hareketlerinde

İnsanoğlunun düşünce ve aklının kavramaktan aciz olduğu birçok sır vardır.

Bugün insanoğlunun anlayabildiği tek nokta, bu muntazam ve dakik hareket

Sayesinde geceyle gündüzün, mevsimlerin, ayların ve yılların oluştuğu ve

Zamanın hesaplanabildiğidir.

İmam Cafer’i sadık (a.s.) hazretleri şöyle buyuruyor;

Güneşin doğuşu ve batışı üzerinde düşün; yüce Allah geceyle gündüzün

Egemenliğini onunla mümkün kılar. Eğer güneş doğmayacak olsaydı dünyanın

Bütün düzeni alt üst olurdu… Güneş ışığından ve etkilerinden mahrum bir yaşam,

İnsanoğlu için pek tatsız ve acı olurdu. Aynı şekilde güneş batmayacak olsaydı,

Vücudunun dinlenme ve ruhunun huzura duyduğu büyük ihtiyaca rağmen,

İnsanoğlu dinlenemeyecek, huzur bulamayacaktı…

Dört mevsimin meydana gelmesine neden olan güneşin yörüngesindeki

Eğilimlere, iniş çıkışlara bak ve düşün…nice faydalar, nice etkiler vardır bunda..

Aya bakarak Yüce Allah’ı tanı…

Ayın muntazam hareketini sayesinde insanlar

Ayları belirleyip, yılları doğru hesaplayabilmektedirler…

Karanlık geceleri onun nasıl aydınlattığına bir bak (ondaki faydaları düşün)b.envar

Ve şu yıldızlar, Yüce Allah, Kuran’da şöyle buyuruyor:

Şüphesiz, göğün aşağı katını, yıldızların çekici güzelliğiyle süsledik…(saffat.6)

İlim şehrinin kapısı olan imam Ali (a.s) şöyle buyurmaktadır:

Gökyüzündeki şu yıldızlar da tıpkı yeryüzündeki şehirler gibi birer şehirdir ve

Aralarında ışıktan yollar vardır, bu ışık yollarıyla birbirlerine bağlanırlar.(b. Envar)

SAMAN YOLUNUN GÖRKEMİ.

Yüce Allah’ın büyük nişanelerinden biri de görünmeyen sütunlarla çekim ve

İtim kanununa egemen olan sistemler sayesinde uzaydaki yıldızlarla gezegenleri

Boşlukta tutmasıdır. Bu dengeler sisteminde zerrece bir değişme olur veya bu

Gezegenlerden bir kaçı yörüngesinden çıkarsa, ya şiddetle birbirine çarpıp-

Paramparça olacak, yâda uzayda kaybolup gidecektir.

-Bilim adamlarının araştırmalarına göre bizim yaşadığımız güneş sisteminin de

İçinde bulunduğu saman yolunda yüz milyardan fazla yıldız bulunmakta olup-

Güneş, bu yıldızların en vasat ve basitlerinden biridir. Yapılan incelemeler Uzayda en az bir milyar civarında Samanyolu bulunduğunu göstermektedir.

Bu hakikat karşısında insanın şu aklı ve kısıtlı bilgisiyle hayretler içinde Kalmaması ve gerçek azamet ve büyüklüğe sahip olanın, ucu bucağı olmayan

Bu muazzam kâinat düzenini var eden yüce Allah olduğunu itiraf etmemesi-

Mümkün değildir…

Öyle anlar vardır ki, insanoğlu kendi cüzi varlığını. Yüce tanrının bu ulu

Azmin ötesinde görüp, kendirlini üstün görmeleri. Bakınız kur’an ne buyurur.

“Hani biz meleklere (ve cinlere) cinlere “Âdem’e secde edin” demiştik. İblis-

Hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladı. Böylece kâfirlerden

Oldu” (bakara 34.)

Allah’ın varlığı  hakkında bakınız kur’an ı azmi şan ne buyurur.!

“Allah, görmekte olduğunuz gökleri direksiz olarak yükselten, sonra arş –

Üzerinde İlahi saltanatını kuran, güneşi ve ayı emrine boyun eğdirendir.

Bunların Her biri muayyen bir vakte kadar akıp gitmektedir. Allah, rabbinize-

Kavuşacağınıza kesin olarak inanmanız için her işi düzenleyip ayetleri

Açıklayandır”

Yüce Allah bu ayetlerin ve hakk Muhammed Ali nin hakkı hürmetine

Bizleri ehli beytinin yoluna iletmiş ola. Gerçeğe hüü….