ALEVİLİKTE ABDEST

  • 30 Ocak 2020, Perşembe

Yaptığımız Kâbe’dir

Yıktığımız benliktir

Şu bizim seyranımız

Bir seyrana benzemez

 

Süleymanlar içinde

Ali bir Süleyman’dır

Süleymanlar bildiler

Süleyman’a benzemez

 

Abdestimiz katlanmak

Namazımız sabretmek

Biz bir oruç tutarız

Ramazan’a bezemez

 

Kitabımızda kıl var

Dağlar kadar görünür

Biz bir ayet okuruz

Bir Kuran’a bezemez

 

Kul Nesimi sen seni

Mana bilir söylersin

Biz bir deniz geçeriz

Bir ummana benzemez

Kul Nesimi

Bir insan kalbinin sesini duyarak yaşantısına devam ederken; eğer elleri benlik nefsinden gelen emirlere uymayarak, kalpten gelen temiz, pak nefsi ile hareket ederse, yani çalıp, çırpmazsa, elin yapacağı bütün kötü işlerden uzak durursa ve bu kurallara ömür boyunca uyarsa o el temizlenmiş ve abdestlidir artık. Yoksa bize göre haksızlık eden kötü işlerle uğraşan, bir eli hiçbir su temizleyemez. Gözleri ile eşyaya taparcasına bakmıyorsa, göz zinası yapmıyorsa, gözünü kötü şeylerden koruyorsa gözleri abdestlidir.

Kulakları ile kimsenin dedikodusunu dinlemiyorsa, başkasının gizlilerini, sırlarını öğrenip onu zor duruma sokmuyorsa, yalnız Hak ve hakikat sözlerini dinleyip yaşıyorsa, kulakları da abdestlidir. Ağzı dedikodudan arınmış, hiçbir kimseye iftira veya bühtan etmiyorsa, yalan konuşamıyorsa, konuşurken kimseyi incitmiyorsa, kısacası, ağzın yapacağı bütün kötülüklerden yine ömür boyu uzak ve temiz, pak kalıyorsa, hayır konuşuyor konuştuğu zaman ölü kalpleri diriltiyorsa, o ağız da abdestlidir. Yalan, yanlış konuşan bir ağzı yıkayıp, temizleyen bir su var ise, gören varsa söylesin!

Burnu manevi kötü kokuları, yani yanlış içeren işleri hissedip uzak duruyorsa ve Hakk’a yakışır güzel kokuların (işlerin) peşinden gidiyorsa o burun da abdestlidir.

Yüzü Cenabı Hakk’ın ve onun gönderdiği nebilerin, velilerin ve erenlerinin nurunu taşıyorsa, kötülükler karşısında rahatsız olup yüzünden rahatsızlığı okunuyorsa ve yüz kızartan işlerden uzak duruyorsa o yüz de abdestlidir. Yine kötülük yaparak kızarmış bir yüzü yıkayıp temizleyecek bir su da dünya üstünde yoktur.

Bir İnsanın ayağı ile gideceği ve yapacağı bütün yanlış iş ve yollara gitmiyorsa, dosdoğru Hak yoluna gidiyorsa, o ayaklar da temiz, pak ve abdestlidir. Hırsızlığa gitmiş ayakları hangi su yıkayıp temizleyebilir?

Ulu yaratandan gelen bütün emirlere uyan, hiçbir zaman kötü menfaatine uyarak din dışı, insanlık dışı işlere tevessül etmeyen, Hak - hakikat yolundan ayrılmayan, ayrılanlara yardımcı olup insanlığa davet eden bir baş, tabiidir ki abdestlidir.

Aklını kötü menfaat ve kötü çıkar için kullanıyor, kul hakkını yiyorsa, tabiidir ki bütün vebal o başın ve boyunadır. İşte Hak-Muhammet-Ali yolundan ayrılmayarak, o yolda devam eden bir insanın vücudu abdestlidir ve zahirde tarif edilen cennet bahçesinin bütün güzellikleri ve güzel kokuları o vücutta bulunur. İşte “varma Yezit’in yanına kokusu siner canına” sözü bunun için söylenmiştir. Çünkü bir insan Yezit’in kötü işlerine alet olursa, onun vücudu kirlenir ve bir daha da temizleme imkânını bulunamaz. Ne mutlu kendisine tertemiz teslim edilen o güzel bedenini Cenabı Hakk’ın katına kirletmeden götürenlere! Ulu yaradan bizleri o tertemiz olan insanların yolundan ayırmasın. Bizce İslam’da tarif edilen bütün ibadetlerin tamamı daimidir ve geri dönüşü yoktur. Bilmeden yapılan işlerden insan sorumlu olamaz, o hak da çocuklar ve belli hastalığı olan şahıslar için geçerlidir. Aklı başında her insan din ile tanışmamış olsa bile vicdanen neyin doğru neyin yanlış olduğunu çok iyi bilir.

Namazı ebleh an sehvi sücut est

Namazı Arifan terki vücut est

Akılsızların namazı sehvi secde ile uğraşmak

Anlayışlıların namazı kendinden geçmektir!

Hz. Mevlana

Bakın Hazınını yazdığı Cevahirul ebrar kitabının 7 sayfa 1 varakta abdest konusu hakkında neler yazıyor Seyyid Baba Mansur abesti nasıl tarif ediyor.

1-Ruh Abdesti: Ruh abdesti onun hayvanlık cehaletinde, Allah’tan gayriyi görmekten ve bedenin zulmetinden, karanlığından arındırılmasıdır.

2-Sırrın Abdesti:  riya nefsin istekleri, kendini beğenme, baş olma hırsı, dünya talebi ve insanlar arasında makam sahibi olmakta arınma.

3-Kalp ( gönül abdesti): Münafıklık, azgınlık ve kötü ahlakta arındırmaktır

Ey gönül! Hileden oyunbazlıktan, büyüklenmekten, öfkede, düşmanlıktan ve ihanetten sıyrılmak için abdest al!

4-Dil Abdesti: Dil abdesti ki yalandan, gıybetten, bühtandan, iftiradan uzaklaşmış olmaktır. Bu da insanların ayıplarını ve ayıp hallerini araştırmakta ve insanların bilinmez gizli hallerini ifşa etmeme abdestidir. Bilinmez gizli ayıp haller başkasını ilgilendirmez, bunları araştırmaktan uzak durmak gerekir.

Alevi toplumu Abdest almıyor ve abdest almasını bilmiyor diyen insanlara sesleniyorum sizin böyle bir abdestten haberiniz var mı?

5- Edebin Abdesti: Biz alevi İslam İnancına gör En belirgin ve Can alıcı nokta buradadır. İnsanoğlunun neslinin bozulmamış hali burada aslını gösterir, hani yüce Peygamberimiz bize şu mesajı vermiyor mu? Şu yüce hadisinde der ki;

“Daha yeryüzü yaratılmazdan 14 bin yıl evvel Ben ve Ehli-Beytim, Hakkın huzurunda O,nu Teşbih ederken, bizden evvelki Nebii ve Resuller ardımızca bize secde ediyorlardı. Biz tüm temiz kaplardan süzülerek geldik, Dedemiz Abdulmuttalip ten, ikiye bölündük, Ben Babam Abdullah’a sırdaşım Ali-yyül Mürteza ise Amcam Ebu-talibe Vaz olunduk. Bana Nübüvvet Kardeşim Ali-yyül Mürteza’ya ise Veliyyullah Makamı Vahy edildi.

Bizden ikiye ayrılan bu Hakk’ın Nuru Kızım Fatıma ile Ali’den yine birleşti ve İmam Hasanı Mücteba ile İmam Hüseyin’den tekrar İkiye Bölündü”.

Güzel canlar Hz. Peygamberden bize ulaşan bu Hakk kelamı

Bize şu mesajı vermektedir. Neslinizi temiz ve pak eyleyin, Elinize Dilinize Belinize Sahip olun ki sizlerden gelecek olan nesil bozulmasın ve İnsan nesli temiz ve Pak kılınsın der.

Yüce Rabbim Tüm İnsanlığı Temiz ve Pak eylesin ki sevgi Barış hoş görü ve kardeşlik duyguları ile dünyamız barış ve kardeşlik duyguları ile El Ele verip savaşsız bir dünya yaratmış olsunlar.

Aşk ile kalın sevgi ve paklık rehberimiz olsun....