YÜCE ALLAH’IN KAİNATTAKİ NİŞANELERİ (2)

  • 11 Temmuz 2019, Perşembe

Tanrı Teala buyurur ki,

“şüphesiz, müminler için göklerde ve yerde (Allah’ın varlığına işaret eden) bir çok ayetler (nişaneler) vardır”   (casiye 3)

“Şüphesiz göklerin ve yerin yaradılışında, geceyle gündüzün ard arda

Gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten nişaneler vardır”(A imran 190)

“Resulleri onlara dedi k:” gökleri ve yeri yaradan Allah’tan

Şüpheniz mi var” (İbrahim 10)

             GÖKLERİN YARADILIŞINA BAKMAK

Al-i imran suresinin 190 ayetinin tefsiriyle ilgili ünlü bir rivayette şöyle geçer,                                                                                        

Hazreti peygamber, kısa bir uykudan sonra uyanıp ibadete durdu ve o-

Gece çok hüzünlüydü . adeta göz yaşları durmuyordu. Ve bu mahzun Hali sabaha dek devam etti, sabah gelenler Hz: resulü öyle görünce-

“Ya resulullah” dedi, “siz yüce Allah’ın lütuf ve merhametine Muhatapsınız, bu ağlamanız neden?” Hz: resul buyurdu, Rabbime

Şükreden bir kul olmayayım mı. Nasıl ağlamayayım ki; bu gece Fevkalade ayetler nazil oldu bana , ve ardından Al-i İmran ayetinin 110 ayetini sonrada onu izleyen diğer dört ayeti tilavet edip şöyle “Buyurdu: bunları okuyup da düşünmeyenlerin vay haline”! 1.

“ onlar ayakta iken, otururken ve yanları üzere yatarken Allahı anarlar:

Göklerin ve yerin yaradılışını düşünürler: Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni teşbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru” derler,

         Uzay üzerine yapılan bir incelemede ilk dikkat çeken nokta, Uzayın inanılmaz genişliğidir. Ay ışığından eser olmadığı bir gece Gökyüzüne dikkatle bakılacak olursa ufuk boyunca kavis şeklinde Uzayan ve yer yüzünde akan bir nehrin rengini andıran saman yolunu

Görmek mümkün olacaktır,

Saman yollarında, sayısız yıldızlarla gezegenler vardır. İçinde Yaşadığımız güneş sistemini de kapsayan saman yolunun çapı 100.000 ışık yılıdır! Yani şu saman yolunun bir noktasından, saniyede

300.000 km hızla hareket edilecek olursa, tam bir tur atıp aynı noktaya

Ulaşıncaya kadar tam 100.000 yıl geçecektir! Şu anda inanılmaz bir

Hızla bu saman yolunun etrafında dönmekte olan güneşin, bu turunu-

Sadece bir kez tamamlayabilmesi 250 milyon yıl sürecektir!.2. daha

Önce de belirtildiği gibi uzay araştırmalarına göre kainatta en az bir milyar Samanyolu bulunmaktadır ve sadece bizim yaşadığımız  Saman yolunda yüz milyar yıldız vardır!. 3

          Tanrı teala nın muazzam ayet ve nişanelerinden biri de gökleri-

Yaratması dır. Kur-anı kerimde bu fevkalade olayı özel bir görkemle

Anlatır ve tekil yada çoğul şekilde gök terimi kuranda tam 313 kez –Geçer! Bir çok ayette, insanların bilgi ve bilincinin artması için Göklerin yaradılışı üzerine düşünüp tefekkür etmeleri istenilir.

                1-peyam-ı kuran c 2 s. 62 de bir çok tefsir kitabından nakille,

                2- rah-ı tekamül,c.2.s.103.

                3- peyam-ı kur-an., c. 2 s. 176.

Kaf suresinin 6 ayetinde şöyle buyurulur:

“üzerinizdeki Şu gök yüzüne bakmazlar mı, onu nasıl inşa edip Yıldızlarla nasıl süslediğimizi ve onda bir tek çatlak bile Bulunmadığını görmezler mi”,

Hadiselerde; sabaha doğru.özellikle gece ibadetine kalkıldığı sırada Önce gökyüzünü seyredip Al-i imran suresinin son ayetlerinin Okunması tavsiye edilmiştir.                                                  

MASUMLARIN GÖKLERİN YARATILIŞINA VERDİKLERİ ÖNEM

Şanı yüce Nur yüzlü Muhammed gece ibadete kalktığı zaman. Önce Dişlerini misvakla temizler, sonra da gökyüzünü seyrederek şu Ayetleri tilavet ederdi:

“Şüphesiz, göklerin ve yerin yaradılışında; geceyle gündüzün art arda Gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten ayetler vardır. Onlar Ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler. Göklerin ve

Yerin yaradılışı konusunda düşünürler. Ve derler ki: rabbimiz, sen Bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından Koru”

              İMAM ALİ’NİN  (a. s.) MÜNACATI.

İmam ali’nin (a.s.) yarenlerinden habbe areni şöyle anlatır: hz. İmam Ali. (a.s.) halife olduğu günlerdi: nevf’le birlikte hükümet binasının Bahçesinde uyuyorduk. Gecenin sonlarına doğru imam Ali (a.s) ne Yaptığını bilmeyen insanların şaşkınlığı ve perişanlığına benzer bir Halde elini bahçe duvarına dayayarak şu ayetleri okuduğunu duyduk:

“şüphesiz, göklerin ve yerin yaradılışında, geceyle gündüzün art arda

Gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten ayetler vardır. Onlar Ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler. Göklerin

Ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler ve derler ki:

“rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin Azabından koru. Rabbimiz, şüphesiz sen kimi ateşe sokarsan, artık Onu hor ve aşağılık kılmışsındır, zulmedenlerin yardımcıları yoktur.

Rabbimiz biz, ‘Rabbinize iman edin’ diye imana çağıran bir çağrıcıyı

İşittik, hemen iman ettik. Rabbimiz,bizim günahlarımızı bağışla, Kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte ahretine al ey-Yüce rabbimiz, elçilerine vaat ettiklerini bize de ver, kıyamet Gününde de bizi hor ve aşağılık kılma. Şüphesiz sen, vaadine Muhalefet etmeyensin” ( ali imran. 190-194.)

Habbe şöyle diyor: imam ali (a.s.) bu ayetleri sürekli tekrarlıyordu.:

Muhteşem güzellikteki gök yüzüyle onun muhteşem yaratıcısı Üzerinde öylesine derinden bir tefekkür haline gelmişti ki gören, onun

Aklının başından gittiğini sanırdı. Bu haliyle bahçeyi gezinirken bana Yaklaştı, “habbe uyuyor musun?” diye sordu uyanık olduğumu söyledim ve “canım efendim” dedim “siz bunca cihatlarda bulunmuş,

Büyük işler yapmış, bunca parlak bir  geçmişi geride bırakıp züht ve Takvada çok üstün konumlara ulaşmış olduğunuz halde böyle Ağlıyorsunuz, bizim gibi zavallıların vay haline” bunu üzerine İmam-

Başını öne eğip ağlayarak “ey habbe” buyurdu:

   ‘Hepimiz rabbimizin huzurunda belli bir duraktayız, Yaptıklarımızın

Hiçbiri ona gizli değil. Ey habbe, hiç şüphe yok ki yüce rabbimiz  şah

Damarından daha yakındır bize! Hiçbir şey bizi rabbimizin nazarından

Gizleyemez!

Sonra, yanımda yatan arkadaşım nevf e hitaben “ey nevf

Uyuyor musun yoksa uyanık mısın?”  diye sordu, nevf “nasıl uyurum-

Ya Ali” dedi, “insanı hayretlere bırakan şu halini görünce bende Ağlamaktan  kendimi  alamadım!” İmam (a.s.) ey  nevf  buyurdu:

          Bu gece rabbinin korkusuyla ilahi aşkı ile ağladıysan, yarın o’nun huzuruna vardığında gözlerin aydın olacak. Ey nevf, kimki yüce

Rabbinin ilahi aşkı ve ona yanlış yapmama korkusuyla bir damla göz-

Yaşı dökerse koca bir ateş deryasını yok etmiş olur.

       İmam’ın bize son cümlesi “sorumluluklarınıza sırt çevirmekten Sakının, bu konuda Allah’tan korkun!” buyruğu oldu: bunu Söyledikten sonra geri dönüp uzaklaştı, giderken alçak sesle şöyle Dediğini duydum:

        Ya rabbi, ben senden gafilken senin benden yüzmü çevirdiğini,

Keşke yoksa bana teveccühmü gösterdiğini bilebilseydim keşke! Şu Uzun uykum ve nimetlerin karşısındaki şu yetersiz şükrümle senin Katındaki durumumun nasıl olduğunu bilebilseydim keşke!

‘nevf “ Vallahi o gece bu hal sabaha kadar sürdü.”  Diyor (1)

Bir başka hadiste, İmam seccad’la (a.s.) ilgili şöyle denir:

         İmam seccad (a.s) ( Zeynel ağabeydin.) geceleyin ibadet etmek İçin kalktığında yıkanmak için elini suya tutunca, bakışları gök yüzüne kaydı, gökyüzü hakkında derin bir tefekküre dalıp hayranlıkla Bu muhteşem yaratılışı düşündü. Sabah ışımasını hissedinceye kadar-

Yüce İmam (a.s.) bu haldeydi ve elleri hala sudaydı

Kayanak-1- sefinetu’l –bihar,c 1 s195: bihar-ul envar c. 41 s 22.

Yine imam ı Ali’nin şu güzel münacatıyla sohbetimizi noktalayalım:

 “Yüce Allah’ım, sen münezzehsin! Senin şu görebildiğimiz Yaratışın

Ne kadarda büyük  ve muhteşem! Ve bütün büyüklük ve ihtişamlar,

Senin büyüklük ve ihtişamın karşısında ne kadar da küçük! Senin

Melekutundan gördüklerimiz ne kadar da hayret verici ve saltanatının

Bize gizli kalan kısmı karşısında bütün bunlar ne kadar da küçük!

Rabbim! Şu yeryüzündeki nimetlerin ne kadarda bol…

Ve bütün bunlar, ahiretteki  nimetlerin karşısında ne kadarda  az….

           Ya ilahi sen bizleri hakkın yüce lütfuna mahzar olan yüce

Nebilerin. Veliyyullah ların. Gerçek hak İmamlarının hakkı Hürmetine. Onların. Dos doğru yolundan ve erkanından ayırma….